Duraksamalar

Gölgeye Övgü

        Gölgeye Övgü, Japon edebiyatına olan merakımı gidermek için seçtiğim ilk kitap. Yazar Cuniçiro Tanizaki bir bilinç akışı gibi hissettiren tarzıyla Japon kültüründe gölgenin yerini, gölgeler içerisindeki güzellikleri, gölgenin nasıl "görmeyi" kolaylaştırdığını anlatıyor. Geleneksel Japon evlerinde, tiyatro akımları ve giysilerinde, kuklalarda, günlük kıyafetlerde ve güzel olarak atfedilen özelliklerin hepsinde gölgenin etkisinden bahsediyor bize. Bunları yaparken Batı ile Doğu arasındaki farkı, yorumları ve bir şeyleri "anlamlandırma" biçimleri bakımından kıyaslıyor da.

        Tanizaki'nin yaşamı yorumlama şekli benim ilgimi çok çekti. Belirsizliklerin ve gölgelerin, kesin hatlar ve ışıktan çok daha fazla olduğu günümüzde, tıpkı geleneksel Japon yaşam tarzında olduğu gibi belki de gölgelerin içerisinde yatan güzellikleri, gölgenin kendisini, anlattıklarını benimsemeliyiz. Kitabın son cümlesi de biraz vurucu. "Neye benzeyeceğini görmek için ışıkları kapatın." Şahsen ben 18 yaşımdayken bile, kendimi bildim bileli karanlıktan korkarım. Yine de Tanizaki'nin gölgeler içerisindeki güzelliği tarif edişi, hatta daha da önemlisi bizlerden farklı olarak bulunduğu bakış açısı fazlasıyla önemli. Hayatımız belirsizlikler dolu. Geleceğimiz, tanrı, çevremiz belki de bilincimiz, kendimiz. Şeylerin bütünüyle aydınlanmaması belki de onların içinde yatan güzelliklerin en başında geliyordur.

        Yine de bütün bu gölgeye olan övgünün, doğurduğu bir başka sonucu da unutmamak lazım. Işığa atfedilen, güzellik, kutsallık. Sanırım bu sebeptendir ki geleneksel Japon kadınları tarihte dişlerini bile siyah makyajla kapamış, yüzlerine beyazı vermek için.

        Modern ve gittikçe "modernleşen " dünyanın çekirdeğinde hep yetinmemek yatıyor sanırım. Gelişim için yetinmemek takınılması gayet doğru bir seçenek olsa da, mutluluk ve huzur için bazen ters olabiliyor. Bu noktada kendimizi neye adayacağımızı seçmek çok önemli bir yer tutuyor. Tanizaki kendisini huzuru ve mutluluğu bulmaya adamış birisi. Geleneksel mum ışığının odasında oluşturduğu loş etkiyi, gizemi ve gölgeyi seven birisi. Diğer yanda ise modern Japonya'nın hızlı, yetinmeyen yapısı bulunmakta. Beni soracak olursanız da ben biraz ılık davranarak kesin bir tarafta olmadığımı söyleyeceğim. Yetinmemek, gelişimin, insanın kendisini gerçekleştirmesinin bir parçası. Tıpkı onun gibi huzur ve mutluluk da bence öyle. Hayat bu ikisinin birbirinin yerini almasıyla, duraksamalar ve koşuşturmacalarla geçiyor.


        Temennim gölgeniz olacak şeyleri bulmanız, ve bu gölgeler içerisindeki güzelliği seçebilmeniz.